hastalıklardan ölüyorum. ece terk-i diyar eyledi buraları bugün. özledim ha. çokgarip. ama her şeye rağmen hayat güzel. sen güzelsin. güzelsin.
kilyos da güzel ki.
elinde pekmezle odaya gelip meyve dilimleyen, hasta halime halay enerjisi veren, üstüne fenderiyle clapton çalan,
...beyybeyybeyybeyyağğmgoanaliivyuea diye veda eden insan var. daha nolsun. yuh.
beyaz şarap, sarma ve sucuklu ekmeği reddeden bi gerizekalı idiyot da var tabi buralarda. şuan yazısını okumaktasınız mesela. meraba.
dün gece de çok güzeldi.
uzuun zamanlardan sonra eloya gittim. hippi dedem ordaydı, onu da özlemişim. dünyanın en tatlı insanısın dedem. burnumu sızlatan duygulardan sıyrılmak için erken kalktık. ve bir yer daha keşfettik ki -
reklamyok- çokgüzel. tivist yaptık, kendimizden geçtik. çok süprizli bişey planlıyorum. öyle.
it's another tequila sunrise.kilyosa vardığımızda tırnataya koşladık. hayvan gibi rüzgara aldırış etmeden. birden çıktım viraneden koşa koşa indim kumsala acı acı sövdüm sonra yüzümü kırbaçlayan rüzgara tadında geceler yaşıyoruz buralarda. ilginçlikli şeylerden sonra eceyle kumsala oturduk. hayatımda ilk defa bi insana şarkılar söyledim. joan baezden girdim, yorumdan çıktım. sesim de çok güzel çıktı lan. şimdi baca gibiyim o ayrı da. canımitler kovalamasaydı bizi, yarım saate gün doğumunu bile izleyebilecektik ki kader kısmet diyoruz.
eceyi de çok seviyorum artık. elip & gia karışımı gibi. ilkokulda nefret ederdik halbusi birbirimizden. bu de kısmet tabi.
giayarim ecenin dudağına nazar değdirdi bi de. zalim gia. büyücü gia.

yarın."ucunda ölüm yok".
sadece.
özledimsizipiçkuruları.